PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şiir Akademisi yarışmalarında ayın qoşuğu


hadi qaraçay
05-01-2009, 10:31 PM
bitkinin dokunuşu


babamın öğrettiği, o gökyüzü o mızıka o ince soğan
ölülere iyi gelir diye büyüttüğümüz o sarı ağaç

ne kalmışsa evlerde unuttuğumuz her şey

bütün sözler tutuldu

zeytin yapraklarına bakmak gibi, pencerenin dışında
denizin taşıdıkları
suya dokunan bir şeyler var bakışlarında kuşların
ve her şeyin içinden geçtiği zaman

sabahın mavi uzaklıklarına doğru
bahçenin taş ucu bir leylağın yanağıyla tamamlanır
bir kelimeye habersiz gibi gelir sıfat

vefa ve aşk… bu masum yöneliş


Halil GÜLER


Kendi kaleminden Halil Güler:

1983 Şanlıurfa doğumlu. Dicle üniversitesi Fizik Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Şuan öğretmen olarak görev yapmakta. Diyarbakırda La Luna adlı fanzin çıkardı bir süre. Şiirleri varlık, karakalem dergilerinde yayımlandı.
__________________
http://www.siirakademisi.com/forum/showthread.php?p=53903

hadi qaraçay
06-02-2009, 11:12 AM
Eski Bir Tıkırtı Şu Ağaçkakanlar

şimdi önümüzde kuşanan yaşamların
bir kırlangıç altı, ağaç savunması
ve ardı ardına unutulmuş
bir hoşçakal yaprağının çıtırtıları

kalplerin kavanozlar içinde kalışıdır
eski bir tıkırtı

eriğin ekşimeye kaçmış kıvamlı yanıtsızlığı
nar nar dağıttığındandır toprağı
fesleğenin tek suçlu duruşu
değişirken akşam içli oluşu

eski bir tıkırtı

yalnızlığın gövdeli soyunda
bize kalanı iç kamaştırarak yaşattırması
sokakların dar desenli kumaşları

oysa yüzüm, bir kaç satır serçe
serpiştirmelerden olma

ama papatya yağı gibi uçuşan
kavuşan ellerden giydiğim kalkınma
diye parmaklarım makaslandı
sivri gagalarınızda

şimdi içimde gövde tıkalı yaşamların
yalarken uğrattığı yollar
cebim de iğne oyalı satır aralar

eski bir tıkırtı
şu kıkırdayan ağaçkakanlar

Şirin TATLI

Kendi kaleminden Şirin Tatlı:
23 Mayıs 1979 Mersin doğumlu. 1997 yılında Mersin Anadolu Kız Meslek Lisesinden mezun oldu ve öğrenimini tamamlayamadan evlendi.
Şu an Antalya'da yaşıyor ve bir çocuğu var. Beş yıldır amatör olarak mektup ve şiir yazıyor.

İlk şiiri 2006 yılından sonra Karakalem'de, Üç nokta'da ve Antalya'nın yerel gazetesinde yer aldı.

Şimdilerde ise kendi çapında şiir ve dil üzerinde çalışarak ve yazarak yaşamını idame ettiriyor.
__________________


http://www.siirakademisi.com/

hadi qaraçay
07-02-2009, 07:46 PM
Şiirakademisi Haziran 2009 Ayın Şiiri Yarışması sonuçlandı.

Şiirakademisi Haziran 2009 Ayın Şiiri Yarışması sonuçlandı. Gereksiz bir tartışmanın gölgesinde kalmaması için sonuçları bugün açıklıyorum. Bu geçikme için özür dilerim.

Şairlerin kendisiyle yarıştığı bu yarışmada Murat Karacan'ın "ÜÇ MİNARELİ ÇARŞAMBA" adlı şiiri ayın şiiri seçildi. Kendisini kutluyoruz.
Ürün gönderen arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, bir kez daha yürekten kutluyorum.

Seçiciler Kurulu'na teşekkür ediyorum. Diğer yarışmalarda olduğu gibi bu yarışmada da titiz bir çalışmayla işin üstesinden geldiler.


Haziran 2009 Ayın Şiiri

ÜÇ MİNARELİ ÇARŞAMBA

Üç minareli çarşamba benim adım
Alnımın ortasından çekilir tetik
Gölge bende biter
Namlunun ucunda güneş
Tepelerin düze indiği yerdeyim

Ortanca harfi yeşil adımın
Akışında ırmak gizli
Ucunda kara
Ucunda deniz

Sekiz köşe çarşamba benim adım
Topuğum yuvarlanır
Paça dar, hava darlanır
Hafta ortası
Günlerden vurgun ayı

Sel aldı benim adımı
Kurşun atarım ırmağa
Söğüdün yaprağı delinir
Ötümsüz kuşun hayrına
İki kurşun da meteliğe

Üç minareli çarşamba benim adım
Biri vurgun,
öteki selden
Üçüncüsü senin bildiğin ecelden
Hafta ortası bugün
Sela vakti
Bak bakalım hangi minareden

Murat KARACAN


Kendi kaleminden Murat Karacan:
1973 yılında Samsun’da doğdu. İlkokulu Çarşamba’da, ortaokul ve liseyi Samsun Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünü bitirdikten sonra 1998 yılında Ordu İl Telekom Müdürlüğü’nde mühendis olarak göreve başladı, çeşitli kademelerde görev aldı, Şu anda İl Telekom Müdürlüğü bünyesinde Makine Enerji ve Soğutma Sistemleri Müdürü olarak görev yapmaktadır. 2008 yılında hiç sahip olamadığı yalnızlığını tamamen terk etmiş ve evliler kervanına katılmıştır
Edebiyat dünyasına 2003 yılında çıkardığı Sevginin Kesiştiği Nokta adlı şiir kitabıyla adım atan Murat Karacan bundan sonra şiir ve yazılarıyla Ada, Mortaka, Uzak, Sonra Edebiyat, Mühür, Alaz, Akatalpa, Eliz, Yolcu dergilerinde yol almaya çalıştı. 2009 Salah Birsel, Homeros Jüri Özel Ödülünü alan Hükümsüz Hayatlar isimli dosyası şiirindeki değişimi ve gelişimi okurlarına sunmaktadır.

Kendisini kutlarım.

Murat KARACAN
07-06-2009, 10:34 AM
öncelikle teşekkür ediyorum

insan uzaktaki kardeşlerinden
hele böyle bir de mesaj alınca
ne de mutlu oluyor,
yüreği güzel insanlar
menim de yüregimi hoş ettiniz.
bu güzelliklerin var oldugunu öğrenmek ne güzel
yüreğimde var idiniz
tekrar hoş geldiniz

hadi qaraçay
07-06-2009, 05:10 PM
öncelikle teşekkür ediyorum

insan uzaktaki kardeşlerinden
hele böyle bir de mesaj alınca
ne de mutlu oluyor,
yüreği güzel insanlar
menim de yüregimi hoş ettiniz.
bu güzelliklerin var oldugunu öğrenmek ne güzel
yüreğimde var idiniz
tekrar hoş geldiniz

Bizi çok mutlu etdiniz Murat bey. Şiirinizi sevgi ve beğeniyle okudum. Zaten şiir akademisi aylık yarışmalarının birincilerini buraya da taşırım və okuyucularımızla paylaşırım.
Kendi şiirlerinizden ve başka türlü yazılarınızdan bu sitede paylaşmanızı istiyorum. Katılımda olmanız Türkyenin gelişmiş edebiyatının kokusunu bizlərə getirecektir.
Güzel paylaşmalar

hadi qaraçay
08-01-2009, 07:33 PM
Şiirakademisi Temmuz 2009 Ayın Şiiri Yarışması sonuçlandı. Şairlerin kendisiyle yarıştığı yarışmada S. İclal TİRYAKİ'nin "Mor Yalnızlık ve Suyun Ölümü" adlı şiiri ayın şiiri seçildi. Kendisini kutluyoruz.
Ürün gönderen arkadaşlarımıza teşekkür ediyor, bir kez daha yürekten kutluyorum.

Seçiciler Kurulu'na titiz çalışması nedeniyle teşekkür ediyorum.


Temmuz 2009 Ayın Şiiri

MOR YALNIZLIK VE SUYUN ÖLÜMÜ

Dokunduğumda yaprağına
Damarların titriyor gürültüyle
Sular damlıyor ucundan
Yudumladığın
Sen yaprağa
Yaprak bana eğiliyor

Mektuplar dökülüyor
Kasenin köşesinden
Turkuaz rengi
Yakarışlarım geri dönüyor
Gidiyorsun her seferinde
Gürültüsüz
Adama dönüyorum
Çepeçevre sen maviliğinde
Derme çatma kuytumda
İki büklüm kalıyorum

Kükrüyorsun aniden
Mavi siyah elbisesine sarılıyor
Dökülüyorsun benden aşağı
Nefes alamıyorum
Acıtıyor şiddetin

İskele üzerinde
Suya ağlıyor bir kadın
Aklı tenhalara kaçmış
Bir orkestra suyun ölümünü çalıyor
Su ölüyor
Orkestra susmuyor
Orkestra Issızlığı çalıyor
Benim yalnızlığımı
Mor yalnızlıklar
Mavi bakan

Kulağıma fısıldıyor şarkısını

Her yer sessiz
Sessizlik sen
Ben mektup kağıdı
Sen kağıdımda vurgun
Kanıyorsun kızıl rengi

S. İclal TİRYAKİ
04.07.2009- İstanbul



Kendi kaleminden S.İclal Tiryaki:
"Ne kadar bilirsen bil söylediklerin, karşındakinin anlayabildiği kadardır." Mevlana'nın çok beğendiğim bu sözü, sanırım bakış açımı, bir miktar anlatıyor... Abidin Dino mutluluğun resmini yapabildi mi? Nazım Hikmet ünlü ressama bunu sorarken, kendisi mutluluğun resmini, mısralarına ne kadar aktarabildi? Bilmiyorum; ama ben mutluluğun resmini, herşeye rağmen yapmaya çalışanlardanım... Biz günebekanlar gibi güneşe döndük yüzümüzü...


S.İclal Tiryakini kutluyoruz.

http://www.siirakademisi.com/

hadi qaraçay
09-08-2009, 09:24 PM
Ağustos 2009 Ayın Şiiri



Sevda KARAKAYA

Söylence-12 ’’Doğum ve Ölüm’’


ne ekmeğe ahulanır ne de açlık durur, sükütlanır
sırnaşık ışıklarıyla sabah cevheri
ne uzaktadır o, ne de durgundur
teslimiyet zemheri

mukaddes adımlar, vurgunluğuyla esrik
şehirlerde ve sokaklar
ğögün mavi hesabını
avuçlarında yaktılar
gelecek odlarını

onlar;
tan gülüşlü, teselli çocukları!
yırtık çığlıklarla çağırdılar geceyi
meydanda ar, ar’ın isyanı
karanfil tutuklusu, direnç cinneti
o çocuklar,
meşk’in mahsun sevisini
hülayık inadıyla kılıçladı

meydanda kan, kan göleti
menekşe güzelliği, sevincin sesi
o çocuklar;
elleri kanlı gülleriyle
müjdeledi devşiren ümidi

bakındı kırmızı sorguç
böğürtlen tadı akşamlar
göğüste ekşiyen vefalar
kekik nağmeleriyle gürleyen tonguç
dünya döndükçe, çemberin uzvunda
gökte yıldız, yerde taş hıncıyla
bir yasemen, bir sümbül avuç avuç
çiseler bahar ve ancak
azap sayarak…

vakit, ulaşılmayan demsiz kıble
yan revan, yan sargısız ahınla!
bir bukle, teninde miskin esaretle
aç kanat kanat, uç sevdanla

yalnız; bir tektir medet
kösteği kırık saatin saklandığı cepken
çıkarır parmakları titrek
gözlerinde uslanmaz vasiyet
yamalı hayatın noktalandığı gerçek
dudakları solgun uzaklığa cesetlenen
kesin uyaklar kafiyeler nasibsiz

yurtsuz, havada lale yersiz
meneviş dokunuşuyla boza bulanan yosun
dağdan ovaya uzanan kardelen suskun
histerik hesabıyla yana yakılan
şu zulmü alnında ışıyan yaşam katran

ağzında berrak teni suyun
ciğerlerinde nahoş sesi usun
yarım kalan edasıyla yorgun
toprağa yazıldı adın unutuldun


http://www.siirakademisi.com/forum/showthread.php?t=3837&page=2


`````````````````````````````````````````````````` `
Sözün sözü sitəsi olaraq sevgili Sevda hanım Karakayayı kutlarız.

hadi qaraçay
10-01-2009, 09:29 PM
Şiirakademisi Eylül 2009 Ayın Şiiri Yarışması sonuçlandı.

Şiirakademisi Eylül 2009 Ayın Şiiri Yarışması sonuçlandı. Şairlerin kendisiyle yarıştığı yarışmada Ömür ÖTER'in "Sıkıntıname" adlı şiiri ayın şiiri seçildi. Kendisini kutluyoruz.




Eylül 2009 Ayın Şiiri

SIKINTINAME

şuh avazınla gelen gülsedadır bu sıkıntı
yalnız esnayı hatırlayan deli gözleriyle

açmaya izdivaç bir çiçeğin yağmur şehveti
yağıyor gözlerimin kış ihtirasına

şimdi ne söylesen düş
ayrılıksa gerçeğin cüzzamlı teni
ağlama

aç bir çocuk rüyasıyla saklıyorum hüznümü gülüşünden
suç temrinleri yasalaşırken yazılıyor gelecek
geçmişin kalbiyle

ilk sözden önce başlıyor şer
merhametten önce kader

hasretten kelimelerle geçiyorum kendimden
şeb-i Yelda ayında

şimdi ne söylesen çocuk oluyorum
hasret yakmasın diye düşlerimi

her dilde göçü anlatan yüzüne
ram sesimle masal oluyorum

eski bir rüya çok eski bir sıkıntı demek çünkü
utancımıza vurulurken eski sözlerden bir giyotin

kalbim tüm uzaklıklarımın çocukluğu bir şehir
ağlama

kimse ağlarken yalan söyleyemez
affederken

....

şuh avazınla gelen gülsedadır bu sıkıntı
yüzüm kor bir meydan.

Ömür ÖTER



Ömür ÖTER
1978. CEYHAN ADANA doğumludur...istanbulda bir devlet okulunda öğretmendir

Şiirin asıl vatan olduğunu düşünmektedir..

Sözün sözü olarak sayın Ömür ÖTERi kutluyoruz.


http://www.siirakademisi.com/forum/showthread.php?p=58604