Orijinalini görmek için tıklayınız : Derinde Sakla Beni / emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
02-07-2009, 03:32 PM
saklı sulara gazel
suyun tenha dili dağılmış güne
damlalar ateşimi siz serinletin
yangın yeriyim ateşten eski külüm
yaramın ucuna yeni yaralar dikin
en eski yangından kalan küldür su
külü yarama derman diye ekin
saklı su sun suyuma aksın ve
çoğalsın sularıma düşen siluetin
sen yakan ve söndürensin, yeniden
yakmak için neden bunca beklettin
güle çise içe kaynak can suyum
bir ömür akıntıya ters kürek çektin
suyun tenha dili dağılmış güne
sözcükler gizli tuzak çok filistin
emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
02-08-2009, 07:14 PM
BEN SANA
bana ebemkuşağıydın geceleri
kısık lamba eşliğinde solup giden
göğün ufuk çizgisine teğet…
yasak meyve düşlerdim tavan aranda
kamaşan maviydi su, içe yarılan
biriken sözdüm, sadakatle ezberlediğin
ve usulca söylenen, boynuna
ateşi dokuyan ince iplik telaşlı...
uzayan tırnaktın bana etime değen
bakışın işlek cadde, yürüdüğüm...
sana ben'dim, göğsünde çimlenen acı
erken esintiyle didişen diş izi
güncene düşen frengili isyan
bir çocuğun adımlarıyla geldin bana
uçurumuna yürüyen bir çocuğun...
soy ağacımdan soyunup geldim sana
bana soy verdin yeni köklenen…
emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
02-14-2009, 09:20 PM
GÜZ YELİNE ÜÇLEME
I
ince esen güz yeli
-değip geçen tenime-
dese bile "gün bitti!"
yine günü yederdim
zaman ile birlikte..
şimdi zaman ertesi!
bana gitsem ben yokum
kendim ile firarda...
ölüm kimi bulacak!
II
meğer yok'a yol imiş..
bunu böyle bilmesem
ben de çoktan ölürdüm...
onca ölen, öteden
deseydi ya "çok güzel!"
söze yükü yükleyip…
madem ölüm durmadan
beni bana çağırır
kendi gelsin gelirse...
III
gelse zannım pusarım!
yokuş yolu dar eden
bir servi duldasına
belki de bir karanfil
değer benden önceye
dulda nerde bilmeden
ince esen güz yeli--
gitsem! geri ne kalır?
terekem iki dize!..
emre gümüşdoğan
02-16-2009, 05:53 PM
İNCE SÖZ
öyle kalsın
sözüm bende…
ah ki sözüm
neler demez
seni dile
beleyip
ince değer
söz kendine
varsın ya!..
emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
02-21-2009, 07:37 PM
EVET MADAM GÖZLERİNİZ
tomurcuk sağanağı ile başladı
ıhlamur uykuya uzandığım yaz
maviye dönüşürken gök - deniz
evet madam gözleriniz
bir darbesi ile kesip içimdeki düğümü
aşk deyip de alıp başımı gittiğim
yaza hakim renk gözleriniz
ve kırlangıç fırtınası kirpikleriniz
sür atını demişlerdi
sür sevda dağına
kaç aşka sığar ki ömür
mine çiçeğine sığındığım andı
göğsümdeki durağan ağrıdan
yaz ökseyle doluydu / geceler de...
siz de öyleydiniz
evet madam öyleydiniz
kirpiğinizin çevikliği fırtına kuşuydu
bal köpüğü / eflatuni / ıslak
içimdeki müzik kutusuna sakladığım gözleriniz
usumun acıyla irkilişi / ya da
çeliğin akkor çekilişi yürekte
şakağımdaki turuncu sıcak
gözlerim madam gözlerinize adak
emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
02-22-2009, 05:18 PM
Lâhit Kapağı Ayetleri
KÜL VE ANKA SURESİ
"...ve aşk onları
kendi küllerinden yarattı
ve onlara nar'dan
kanatlar taktı..."
adımın konduğu gün
nar alfabesinden öğrendim külü
bilgi ağacının yedi dalı
harman ateşi / besledi şiirin
memesini emen gülü
"... ki ateşle sulandı
gül ve şiir..."
külümde küf sesi tenime bulaşan
kadınlar, cömert bir ateşin kollarında
döne döne dans ediyor, yalnızlık
köpürüyor kanımda, köpürüyor kül..
çırpınan anka'yım fanusumda
"...ve onlar
ateşle sınandılar...
... ve ateşten doğdu
simurg anka ..."
hangi bilinmeze gizli- başladığım
ve bittiğim yer!.. ya ruhum
hangi sabah yatağında ölü bulunur?
ara/mayın yüreğimi küllerimde
belki de yalan anka olduğum!
"...de ki onlara:
sesi eğdiğinde zaman,
kendi külünden havalanan
şiirdir, simurg anka!..."
emre gümüşdoğan
Not: İtalik yazılar başka yerden alıntı değildir.
emre gümüşdoğan
02-23-2009, 07:59 PM
NEDEN ÇÜRÜDÜ SU
Ahmet Telli'ye
belleğimi kapatmayı unutuyorum geceleri;
ay düşüyor, bulandırıyor suyumu.
olmazı kemiriyorum düşlerimle...
an'da açan cehennem gülü
denizin kıyıya yaklaşması gibi ritmik..
perdenin, duvarın gözüyle bakıyor,
yalnızlığın aksanıyla konuşuyorum.
sözleri paslı masaldı yağmurlu kent
ateşin leşi içimde, ağzını emdiğim kadın
kızıl vadi, kör kuyu, bilinci zorlayan ay,
baharın çağrısına kanmış toprak,
koştuğum ilk acı... ilk günah...
rüzgârn dondurmasını yalardım
fotoğrafım ürkmezdi zamandan
yaşamın hangi sahnesinde yitti sesim?
soluk soluğa serinlik, yaprağımda güz;
nerden alır kan kokusunu aç bir çakal?
beni yok eden beni kim durduracak!
söyleyin gözünüzü seveyim
tek nuh muydu tufandan kurtarılacak,
sırrı nedir neden çürüdü su?
ay bulandırıyor suyumu, adımı ünlüyor
çiğ bir sancı; usulca yokluyor her gece..
seziyor toprak, katıyor kendine..
bilgece ısıtıyor koynunda bedenimi
ve biliyor bir insandan kaç servi beslendiğini
anladım ki insan geceleri
yastık değiştirdikçe ölüyor
emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
03-10-2009, 08:06 PM
DERİNDE SAKLA BENİ
İstanbul sür gözlerine
utangaç aşk faslından...
çıban gülü hevesin
uçmasın geceleri-
yalnızlık haklı çıkar
toprağımın kırgın papatyası
yanılgı oyası işler
zamanın usta iğnesi
üretken tohum düş
umudun tarlasına
tütsüle belleğini
tütün bas tuza ban
derinde sakla beni
karanfil izinde...
emre gümüşdoğan
emre gümüşdoğan
03-23-2009, 09:35 PM
HUMA KUŞLU TÜRKÜLER I
gölgece uzardı ikindinin yolu
geçerken bahçeden annem, mağrur-
sarmaşık kendini sarardı güne
elinin tersiyle silerdi babam bıyığından
huma kuşlu türküsünü
güneş kuruturduk yarına teşne
balkonda ip dolusu telaş yazdan
geriye kalan, birde taşlıkta maltız
dumanı, kaynayan börülce, bulgur
yayılan is kokusu
su banardı tuz yarasına, yayıp
kaldırıma şalvarını, tezgahında
asma yaprağı külek pekmezi pelver
satan yaşlı kadının içime
batan paslı yüzü
alışkanlıktı her şey, ustura ağzında
büyüme gibi. kendine çarpa çarpa
dönen şamandık bilmeden biz
ne çok akrep birikmiş o yıllardan
kımıldayan her taşımın altına
Saadet Ün
06-21-2009, 12:57 PM
HUMA KUŞLU TÜRKÜLER I
gölgece uzardı ikindinin yolu
geçerken bahçeden annem, mağrur-
sarmaşık kendini sarardı güne
elinin tersiyle silerdi babam bıyığından
huma kuşlu türküsünü
güneş kuruturduk yarına teşne
balkonda ip dolusu telaş yazdan
geriye kalan, birde taşlıkta maltız
dumanı, kaynayan börülce, bulgur
yayılan is kokusu
su banardı tuz yarasına, yayıp
kaldırıma şalvarını, tezgahında
asma yaprağı külek pekmezi pelver
satan yaşlı kadının içime
batan paslı yüzü
alışkanlıktı her şey, ustura ağzında
büyüme gibi. kendine çarpa çarpa
dönen şamandık bilmeden biz
ne çok akrep birikmiş o yıllardan
kımıldayan her taşımın altına
Evet Emre Bey
Alışkanlıklarımız... ki ustura ağzında. Sizin dediğiniz gibi "alışkanlıktı her şey, ustura ağzında"
Şiirinizi okuyunca
İçimden öyle çok şey geçtiki yazacak... acıyan yanıma dair...
Usta kaleminiza beğeniyel okudum.
Tebrik ve saygımla
Saadet Ün
11-16-2009, 09:49 PM
Lâhit Kapağı Ayetleri
KÜL VE ANKA SURESİ
"...ve aşk onları
kendi küllerinden yarattı
ve onlara nar'dan
kanatlar taktı..."
adımın konduğu gün
nar alfabesinden öğrendim külü
bilgi ağacının yedi dalı
harman ateşi / besledi şiirin
memesini emen gülü
"... ki ateşle sulandı
gül ve şiir..."
külümde küf sesi tenime bulaşan
kadınlar, cömert bir ateşin kollarında
döne döne dans ediyor, yalnızlık
köpürüyor kanımda, köpürüyor kül..
çırpınan anka'yım fanusumda
"...ve onlar
ateşle sınandılar...
... ve ateşten doğdu
simurg anka ..."
hangi bilinmeze gizli- başladığım
ve bittiğim yer!.. ya ruhum
hangi sabah yatağında ölü bulunur?
ara/mayın yüreğimi küllerimde
belki de yalan anka olduğum!
"...de ki onlara:
sesi eğdiğinde zaman,
kendi külünden havalanan
şiirdir, simurg anka!..."
emre gümüşdoğan
Not: İtalik yazılar başka yerden alıntı değildir.
Sayın Emre Gümüşdoğan
Siz şiir yazıyorsunuz...
Ne zaman şiirlerinizden birini okusam mıh gibi çakılıp kalıyorum yerime...
Şiir yolunuz hep açık olsun
Saygı ve sevgiyle kutluyorum
HUMA KUŞLU TÜRKÜLER I
gölgece uzardı ikindinin yolu
geçerken bahçeden annem, mağrur-
sarmaşık kendini sarardı güne
elinin tersiyle silerdi babam bıyığından
huma kuşlu türküsünü
güneş kuruturduk yarına teşne
balkonda ip dolusu telaş yazdan
geriye kalan, birde taşlıkta maltız
dumanı, kaynayan börülce, bulgur
yayılan is kokusu
su banardı tuz yarasına, yayıp
kaldırıma şalvarını, tezgahında
asma yaprağı külek pekmezi pelver
satan yaşlı kadının içime
batan paslı yüzü
alışkanlıktı her şey, ustura ağzında
büyüme gibi. kendine çarpa çarpa
dönen şamandık bilmeden biz
ne çok akrep birikmiş o yıllardan
kımıldayan her taşımın altına
Emre bey!
elinize könlünüze sağlık efendim.
güzel şiiriniz üçün bidaha sağolun.
vBulletin v3.8.1, Copyright ©2006-2010, Jelsoft Enterprises Ltd.